Dağkıyısı Köyü, medeniyetlerin kesişim noktası olan, ilim ve irfan yurdu tarihi İskilip ilçemizin bir parçası olarak çok zengin bir tarihi mirası göğsünde taşımaktadır.
Antik Çağlardan Türkmen Boylarına
Köyümüzün üzerinde bulunduğu topraklar, antik dönemde Kastamonu, Sinop, Çankırı ve Bolu civarını kapsayan tarihi Paflagonya bölgesinin sınırları içerisinde yer almaktaydı. Sırasıyla Roma ve Bizans imparatorluklarının hakimiyetinde kalan bölgemiz, 1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’yu adım adım vatan kılan Türk akınlarıyla tanışmıştır. Emir Danişmend Ahmet Gazi tarafından fethedilen bu topraklar, Orta Asya’dan kopup gelen Oğuz boylarının ve Türkmen aşiretlerinin kalıcı yurdu haline gelmiştir.


1971 Yangını ve Yeniden Kuruluş
Yüzyıllar boyunca tarım ve hayvancılıkla geçinen, kendi halinde huzurlu bir yaşam süren köyümüzün tarihinde, 1971 yılında önemli bir dönüm noktası yaşanmıştır. Çıkan bir yangın neticesinde eski köy evleri kullanılamaz hale gelmiştir. Bu olayın ardından, devlet yetkililerinin gösterdiği ve eski yerleşim yerinin hemen üst tarafında bulunan bölgeye yeni köyümüz inşa edilmiştir. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte köyümüz yeni yerinde bugünkü düzenine ve planına kavuşmuştur.
Göç Yılları ve Sılaya Dönüş
Zaman içerisinde ekonomik şartların değişmesiyle birlikte, geçimini topraktan sağlayan köylülerimizin büyük bir kısmı büyükşehirlere göç etmek zorunda kalmış ve doğup büyüdükleri topraklardan zamanla uzaklaşmışlardır. Ancak Dağkıyısı sevdası gurbette de hiç bitmemiştir. Şimdilerde ise büyükşehirlerde ömrünü tamamlayıp emekli olan köylülerimiz, ata topraklarına, sılaya geri dönmekte ve köyümüzde yeniden hayat bularak yaşamaya çalışmaktadır.
Dağkıyısı Köyü halkı olarak bizler de bu büyük mirasın ve köklü geçmişin birer parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Bugün gurbette veya sılada yaşayan tüm köylülerimizle birlikte; geçmişimizin bu asil mirasına sahip çıkıyor, birlik ve beraberlik içinde köyümüzü yarınlara taşımayı en büyük vazifemiz biliyoruz
.